Sinir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2009 Çarşamba

Yılın başı

Bugün 30 Aralık 2009. Saatler şu an tam 23:53'ü gösteriyor. Yarın bu vakitler için akranlarımın bir çoğu planını programını yapmış ve heyecanla 24 saatin geçmesini bekliyorlar.
Peki ben?
Geçen seneden daha vahim bir durumdayım, ve bu sefer harbi kaçış yolum yok gibi. Geçen sene ne olmuştu ki?
19 Aralıkta İstanbul'a temelli dönmüştüm. Bu dönüş tarihim daha önceden bilindiği için başta kuzenim Hasan ve son zamanlarda kendini pazı yapmaya veren çocukluk arkadaşım Doğukan aylar öncesinden plan program yapmaya başlamışlardı.
İlk başta "kanka mekana akcaz, işte kızlar falan olcak. En az 30 kişi geliyo. Fenerbahçe'de bi mekan ayarlicam yakında. Orda kutlarız hep beraber. Tahminen işte kişi başı 50 milyon falan olur heee" denildi.
Sonra "kanka çoğu kişi yalan oldu, Evde 3 kız 3 erkek kutlicaz, işte ben kız arkadaşımı çağırcam Doğukan zaten kız arkadaşıyla kutlicakmış o da bize gelcek, sana da kız ayarlarız" denildi.
Ben İstanbul'a geldikten sonra "kanka bak 3 erkek 3 kız tamam mı sana da ayarlıyoz" denildi.
30 Aralık gecesi "kanka 5 erkek 5 kız olabiliriz" denildi
31 Aralık'ta benim soruma "kanka yalan olduk doğukan açmıyo telefonunu, sen bi bize gel akşam. bakarız bir şeyler" denildi.

Akşam saatlerinde Sahrayıcedite, kuzenin evine gittim. Eşofmanlarımla. O da beni kapıda boxer'la karşıladı. İkimizin birbirinden farkı yoktu. Son paramızla 2-3 bira almıştık ve Windows Media Player'dan "Everytime we touch-cascada(djtranciko REMİX).mp3" ve "mavilim.com-infinity-clubmix.mp3" dinliyorduk.
Saat akşam 22 sularında MSN Messenger'dan hala online olan 3-5 kişiye mesaj atıp "ulan bari cebinde parası olan biri olsa da gelirken bakkala uğrasa" diye son umudumuz olacak kişiyi arıyorduk.
Sonra Kerem diye bir arkadaşı geldi Hasanın. Maltepe de bir yakının mekanı varmış. Oraya gidelim diye tutturdu. Biz de zaten öyle bir davetiye bekliyorduk ama ne yazık ki ben eşofman hasan ise hala boxer'la ortalıkta fink atıyorduk.
Hasan kendi evinde olduğundan gömlek pantolon dert olmadı ama ben. Baştan aşağıya emanet kıyafetlerle yeni yıla girecektim. Abartmıyorum a arkadaşlar. Gömlek, pantolonu geçtim, çorap ve ayakkaplar bile emanetti. "Hadi herşeyi anladıkta çorap niye emanet birader" diyebilirsiniz. Ama gireceğimiz yıl Michael Jackson'ın ölüm yılı olacağını bilseydim o eşofmanın altına giydiğim beyaz çorapları çıkarır mıydım hiç? "Kanka bana siyah çorap ver laan" diye haykırır mıydım hiç?
Saat 23:45 gibi Maltepedeki mekanı bulduk ve yerimizi almamızla geri sayıma katıldık.

Zor olsa da geçen yıl sarhoş olmayı başarmış, hatta sabaha karşı bize katılan Doğukanla poker masasına oturmuş, sabah 11e kadar Poker oynamıştık. Ertesi 2 gün evden çıkmayıp 4 kere aynı makarnayı ısıtıp yemiştik.


Ama bu sene apayrı bir misyon beni bekliyor a canlarım. Saat şu an 00.24 yani yılın son gününe girmiş bulunmaktayız, ve hasan hala "tamam kanka rahat ol kanka" diyo!



Son alınan ileti zamanı: 31.12.2009 - 00:19.

6 Aralık 2009 Pazar

Korsan taksiye evet !

Aranızda taksici olan, veya herhangi bir akrabası, babası, annesi, eniştesi falan taksicilik yapan birileri mutlaka vardır. Bakın kalkıp bana "yok benim teyzem öyle senin dediğin taksicilerden" değil geyiği yapmayın diyeceklerimden sonra.

Maçtan çıkmışım, berabere kalmışız, hakem bizce maçı katletmiş. Özetlere bakayım dedim Kewell'ın korner direğindeki pozisyonu görünce direkt geçtim Ntvspor'a Roma - Lazio maçını açtım. (Hayır uzakta olsan neyse diyecem ama sende depar attın koştun korner direğinin oraya, 1 sarı kırmızılı 2 mavili (erman deyimiyle) var, ve en son topa 2 mavili aynı anda dokunuyor ve top kornere çıkıyor sen kalkıp aut veriyosun. Senin ben harbiden haysiyetini sikeyim)



Neyse işte maçtan çıktım. Normalde eve 15-20 dakika da yürüyerek ve hiç bir şekilde bayır mayır çıkmadan ulaşabiliyorum. Ama bu seferlik taksiye bineyim, sinirliyim, yorgunum, yürümek gelmiyor içimden dedim. Ama gel görki bütün taksiciler "garşıya gidiyom abi" triplerinde. Sonra korsan taksiye binince "vay efendim korsan taksiye hayır saat 11:00 da buluşup korna çalcaz" ....... Siktirin laa!

Çakal belgeseli çekilsin. İlk bölümün konusu siz olursunuz. Yok kısa mesafe gitmiyorum. Yok karşıya sadece müşteri alıyorum. Ondan sonra "abi açlıktan ağzımız kokuyo"... kokar tabi pezevenk, nerden baksan 5-6 lira alırdın benden ve belki burdan havaalanına, havaalanından kartala, kartaldan düzceye, düzceden de bostancıya müşteri bulurdun?  Ama yok "iş yok abi, zam geldiğinden beri kimse binmiyo abi, zaten gece tarifesi açmıyoduk abi" .... Bi de bindiken sonra kısa mesafe olduğu halde arabadan indiremeyen taksiciler var "bazıları almıyodur bu mesafe de dimi" diyerek benden övgü bekliyolar.. sizin de amınıza koyim.

Trafikte de apayrı tez konususunuz. Sanki yolları babanız yaptı sizler için. Yok kornaya boş boş basmalar (bunu da genellikle müşteri almak için yapıyosunuz ya, hepiniz mi GTA oynadınız be ibneler? taksiye bineceğim varsa zaten kolumu uzatıp durdurmasını biliyorum, bineceğim yoksa da götüme götüme girip kornaya niye basıyosun?), yok yol hakkını hep kendinde görmeler falan filan..

He şimdi gelip bana "yok efendim hakem haklıydı ayrıca taksicilerde haklı" demeyin size de küfür ederim.
Yoldayken ayrıca düşündüm "ulan avukat olsam bunu yapan bütün taksicileri mahkemeye vermekle tehdit ederdim kesin vardır öyle abuk subuk bi yasa plakalarını ellerinden alırdım" dedim sonra "amaaan onla mı uğraşcam lan avukat olsam zaten altımda arabam olur" dedim sonra "hem taksicilerden korkulur lan. Birinle ağız dalaşına girersin bütün taksiciler toplanıp seni kovalar" dedim sonra "en iyisi bunu bloguma yazayım nasılsa hiç biri beni takip etmiyodur, yaşlı başlı adamlar aıakoyi.. bişey olmaz" dedim....

21 Ekim 2009 Çarşamba

Fatiiiiiii


Bu ki sadece facebook'ta bazı fotoğraflarıma gelen yorumlar; reel hayatta (bilhassa benle yeni tanışan gençler) "yaa sen kime çok benziyon biliyo musun var ya hani almanya da falan yönetmen ödül kazandı falan" diye tarif ediyorlar. artık canıma tak etti a dostlar!


I am not Fatih Akın!

Not: bu yorumları ayıklarken fark ettim de 2 farklı fotoğrafıma tecavüzcü coşkun benzetmesi yapılmış. kim tarafından? tabiki ömer. !


ayrıca geçen sene de böyle bi yazı yazmışım; şimdi aklıma geldi ahanda tıkla buraya

10 Şubat 2009 Salı

Ben senin gibi enkırmeni

Mehmet Ali Birand'ı eşşekler kovalasın. Her kuramadığı cümle ve her "ıııı"sı için bir eşek zki poposuna girsin.
Resmen haber izlemeye tövbe ettim senin yüzünden ey birand. Eğer eş kaza buraları okursan şunu da ekleyeyim, Galatasaray için yaptığın 2-3 belgeseli de senin yüzünden tiksinerek izledim. Ağzına sıçayım senin be ağlıyorum ulan ağlıyorum, sinirlerimi bozdun laaaannnnnnn

11 Aralık 2008 Perşembe

Palyaço şapkası

Bu şapkayı üreteni bir kere
bu şapkayı satanı iki kere
bu şapkayı alanı üç kere
bu şapkayla maça geleni dört kere
bu şapkayla 90 dakika önümde duran lavuğun sırtına hayvan gibi tekme basmayan beni beş kere siksinler.